« Önceki | Sonraki » | Yeni Yazi Ekle | Yönetici Giriş

Konu Başlığı   : Allah Sevgisi
Ekleme Tarihi : 04/05/07 06:46
Allah'ı aramayan neyi bulacaktır.
Peygamberi sevmeyen kimi sevecektir.
Kur'an-ı okumayan hangi kitabı okuyacaktır.
Cenneti elde edemeyen Cehennemden başka neyi kazanacaktır.
Selahattin PALA
İstanbul-tuzla


Konu Başlığı   : Allah\'ın Emaneti
Ekleme Tarihi : 21/01/07 20:00
Hz.Ümm-i Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir hatun idi. Çocuğu vefat ettiği zaman, sabır ve metanetle bizzat kendisi yıkadı ve kendisi kefenledi ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek:


- Babasına haber vermeyin.


Hz. Ebu Talha orada bulunmamaktaydı. Akşam eve döndüğünde, çocuğu sordu, hanımı:


- Gördüğünden şimdi çok iyidir, der.


Sonra yemek yediler, oturdular, birlikte oldular. Bir müddet sonra Hz.Ümm-i Süleym, beyine gayet metanetle şöyle der:


- Ebu Talha, ödünç alınmış bir şeyi geri vermek icap eder mi etmez mi?


- Söylediğin bu söz nasıl bir söz, elbette ki ödünç alınan şey geri verilmeli.


- O halde, Hak Teala da sana emanetten vermiş bulunduğu çocuğu aldı.
Ebu Talha bu sözü duyunca :


- Biz Allah için halk edilmiş bulunuyoruz ve hep onun tarafına döneceğiz, der ve şükreder.


Sabah olunca gidip Resulullah'a (s.a.v.) anlatır. Resulullah (s.a.v.):


- Ya Rabbi bunun daha iyi bir karşılığını Ebu Talha'ya ver, diye dua eder.


Nitekim, dokuz ay dokuz gün sonra Abdullah diye bir çocukları olur. Çocuk, Peygamberimizin himayelerinde büyürler, İslam Tarihinde önmeli bir şahsiyet olur.


Konu Başlığı   : Allah İnancının Gücü
Ekleme Tarihi : 21/01/07 19:55
Dünya hayatının süsüne kendisini fazlasıyla kaptırmış batının düşünce gücü anlayışı, bu dünyaya mahsus materyale sahip olabilmek için (hâşâ) Allah’ı dışlamakta, bir şeye sahip olabilme gücünün sadece insanın kendisinde bulunduğunu aşılamaya çalışmaktadır.


Düşünce gücü denen zırvalık, uzun zamandır beynimi meşgul ediyordu. Neydi bu düşünce gücü? Nasıl bir şeydi ki gençlerimiz işi gücü bırakmış Allah'ın verdiği beyni O'na karşı kullanmaya başlamışlardı. Herhâlde elle tutulur güçlü kanıtları vardı ki bu kadar hararetli ve istekli bir şekilde bu anlayışın arkasında duruyorlardı. Kitaplarını okudum. Bir daha okudum. Bir daha okudum. Evirdim çevirdim. Yok... Kitapların içine baktım, dışına baktım, sırt yazılarını okudum, yok... Hiçbir kanıt yok ellerinde. Bir zannın peşine takılmış gidiyorlar. Ama ne gidiş. Sanırsınız birinciye cenneti verecekler. Bir de baktım ki işin sonunda büyük bir ödül var. Hem de çok büyük: Para! Aman o ne azamet, aman o ne caka satmak. Para kazanmanın yolunu bulduk işte diyorlar. Düşünce gücü = para. Bütün koparılan tantananın arkasında hiçbir elle tutulur kanıt yok. Sonunda da büyük ödül var: para. Para nedir Allah aşkına? Tamam gereklidir. Yaşamamız için elzemdir. Ama nedir para? Bir kâğıt parçası. Bir kâğıt parçasına değerinin (hoş benim gözümde hiçbir değeri yok) üzerinde anlam yükleyenler, kim bilir Allah'a nasıl sarılmışlardır diyecek oldum. Demez olaydım. Bunların kitabında Allah yazmaz olmuş. Bunlar parayı almış başlarının tacı yapmış, Allah’ı da kaldırmışlar; düşünceyi koymuşlar, evrensel zekâyı koymuşlar yerine. Efendim her şey düşüncede başlar, düşüncede bitermiş. Allah yoktur demiyorlar da evrensel zekâ, üstün akıl lakırdısıyla uzaylıları çağrıştıran bir algılama yaratıp, akıl bulandırıyorlar. Düpedüz (hâşâ) Allah yoktur diyorsunuz. Açık açık söylesenize şunu, ne laf dolandırıp duruyorsunuz. Ha Allah yoktur demişsin, ha Allah’ın yerine başka bir kavram veya varlık koymuşsun. İkisi de aynı kapıya çıkar.


Bu kitapta okuduklarınız, kendimi buluşum, Allah'a ulaşmam ve kimliğimdir. Bu kitap, sevgi ve haykırışa ilişkin bir denemedir. Sevgi ve haykırışın ışığında, Allah'ın birliğine ulaşmak isteyenlere küçük bir kılavuz kitap. Allah birdir.



« Önceki | Sonraki » | Yeni Yazi Ekle | Yönetici Giriş